Evlilik İçi Tecavüz Tabusu ve Suçun Hukuki Koruması

Konu evlilik ve tecavüz olunca hepimizin aklına ilk “Evlilikle tecavüz nasıl bir arada olabilir?” sorusu geliyor. Çünkü tecavüz kelimesinin bize çağrıştırdığı şey, istenilmeyen,rıza gösterilmeyen bir kişinin zorla bir kişiyle cinsel ilişkiye girmesidir.Ve bu istenilmeyen kişi kafalarımızda genellikle tanımadığımız bir üçüncü kişi olarak canlanmakta. Halbuki istenilmeyen kişi evlilik birliği içinde bulunduğumuz kişi de olabilir.
Evlendiğimiz kişi adeta otomatik olarak cinsel ilişkiye girilmesi caiz olan kişi oluyor toplumun nezdinde. Toplumsal cinsiyet rolleri ve geleneksel anlayış hepimize eşlerin birbirlerinin cinsel ihtiyaçlarını karşılama görevi olduğunu ve buna itiraz edilemeyeceğini dayatmakta.Bu nedenle evlilik içi tecavüz olamazmış gibi geliyor kimilerine.
Tecavüz ve çocukların cinsel istismarı sorunlarının evlilik yoluyla giderilmeye çalışılmasının altında da bu zihniyet yatıyor.
Bu zihniyet günlük hayatta pek çok kadının vücut dokunulmazlığına ağır bir müdahale olan hareketlere kocası tarafından yapıldığında ses çıkarmaması,buna katlanması sonucunu doğuruyor.Sonuç; yüzlerce sessiz,bastırılmış,mutsuzluğa hapsedilmiş insan…

Devamını okuyun

Alman Ceza Kanunu Md. 175 Kapsamında Hüküm Giymiş Eşcinsellere Tazminat İmkanı

Federal Almanya’da “Eşcinsel-Hükmü” olarak da adlandırılan “StGB §175”1 maddesinden dolayı 50.000 kişi hüküm giymiş ve uzun yıllar hapiste kalmıştı. Şimdi bu kişilere tazminat öngörülüyor.

Hasan Can Karaca, ZEIT ONLINE‘dan çevirdi.

Devamını okuyun

  1. Deutsches Strafgesetzbuch Art 175; eşcinsellerin, kimi parafillerin cinsel eylemlerini cezalandıran Alman Ceza Hukuku Hükmüdür. 1871’de Alman Hukukuna girmiş ve kimi değişikliklerle 1994 yılına kadar uygulama alanı bulmuştur.

Çocukların Cinsel İstismarı

Çocukların cinsel istismarı vakaları şuan ülkemizde gündemde olan meselelerden biri. Neredeyse her gün yeni bir istismar haberiyle karşılaşır olduk.Bu durum, vakaların günümüzde geçmişe nazaran daha çok yaşanmasından ziyade kamunun dikkatinin bu konuya yoğunlaşması ve bu sayede geçmişte üstü örtülen cinsel istismar olaylarının gün yüzüne çıkmasının kolaylaşmasından kaynaklanıyor.

Devamını okuyun

Cinsel Saldırı Suçlarında Kastrasyon Cezası

Modern kastrasyon cezasının kökenleri 1899 yılında Indianalı Dr. Sharp’ın hükümlüler üzerinde başlattığı ve onların cinsel isteklerini sona erdirmek maksatlı uygulamalarına değin uzanmaktadır 1. Bu tip uygulamalar başlangıçta tedavi amacı gütmektemiş veya bir ceza verirmiş gibi görünseler de yavaş yavaş öjenik uygulamalara temel oluşturmuştur. Bu sebeple özellikle Avrupa’daki kastrasyon cezaları Nazi Almanyasıyla anılmaktadır, nitekim kastrasyon cezası sadece Nazi Almanyasında uygulanmış değildir; İkinci Dünya Savaşından sonra İskandinav ülkelerinde kastrasyon cezası varlığını sürdürmüştür (Şuna da dikkat çekmek gerekir ki İskandinav ülkeleri bugün liberal devletler olarak kabul edilseler de geçmişte öjenik uygulamalardan dolayı sabıkası kabarıktır, 2 1 . Günümüzde bu uygulama yeniden bir rehabilite etme, ceza verme uygulaması olarak tartışma konusu edilmektedir; topluma kazandırma bakımından kastrasyon cezasının faydalı olabileceği öne sürülmektedir. Son zamanlarda sıkça görülmekte olan taciz, tecavüz ve çocuk istismarları olaylarında verilen duygusal tepkilerden (idam cezasının geri gelmesinin istenmesi gibi) hukuki açıdan en tartışmaya değer konu olduğu gerekçesiyle incelenmesinde fayda vardır.
Devamını okuyun

  1. Louis Le Maire, Danish Experiences Regarding the Castration of Sexual Offenders, 47 J. Crim. L. Criminology; Police Sci. 294
    (1956-1957)
  2. http://www.economist.com/node/155244
  3. Louis Le Maire, Danish Experiences Regarding the Castration of Sexual Offenders, 47 J. Crim. L. Criminology; Police Sci. 294
    (1956-1957)