Ayağa Kalkın Efendiler

“Yine kitapları, türküleri, bayraklarıyla geldiler,

dalga dalga aydınlık oldular,
yürüdüler karanlığın üstüne.
Meydanları zaptettiler yine.
…“
Faşizm dur durak bilmeden akademisyen kıyımına devam ediyor. Bu güne kadar aralarında Barış Icin Akademisyenlerin de oldugu 2.346 öğretim görevlisi üniversitelerden ihraç edildi. Bugün ise fakültemiz profesörü sayın Prof. Dr. Süheyl Batum hocamızın bir OHAL KHK’sine dahi gerek duyulmadan; Bahçeşehir Üniversitesi Rektörlüğü tarafından çirkince ve tek kalemde ihraç edildigi haberini aldık.
Bu ihraçlar bize Nasyonal Sosyalistlerin Almanya’da yönetimi devraldığı zamanları hatırlatıyor; 1933 yılından itibaren üniversiteler bilimden uzaklaştırılmış, nazi ideolojisini empoze eden yüksek liselere dönüştürülmüştü. Pek çok akademisyen üniversitelerden el çektirilmiş, pek çok kitap „Almanlığın ruhuna karşı“ olduğu icin ritüelistik bir şekilde yakılmıştı. Bugün Türkiye’de yaşanan da budur.
Fakat biz boyun eğmeyeceğiz! Süheyl Batum onurumuzdur! Bahçeşehir Üniversitesi ögrencileri ayağa kalkacaktır, bu üniversitenin ne faşizmin ne de bir grup hainin elinde oyuncak edilmesine izin vermeyecektir. Bahçeşehir Üniversitesi bizimdir, birisi gidecekse buna biz karar veririz; ve şunu açıkça söylüyoruz ki Süheyl Batum kalacak! Ona bunu reva gören atanmış rektör ve ona bu emirleri verenlerden utanç duyuyoruz. Faşizme teslim olmuş bir üniversite yönetimi meşruiyetini kaybetmiştir; derhal gereginin yapılmasını, yani idari işlemin geri çekilmesini veya o işlemi yapanların çekilmesini talep ediyoruz.
Ses çıkartmak zorundayız, cesur olmak zorundayız! Küstah faşizme bugün direnmezsek yarın bizi karanlıklarında boğacaklar; nitekim şunu iyi bilmeliler ki tek bir mum devirir geceyi, tek bir can neleri devirmez ki! Biz, Bahçeşehir Üniversitesi’nin ilerici gençleri, gerekirse kerem gibi yana yana karanlıkları aydınlığa çıkartmaya kararlıyız!
Hüzünlüyüz, üzgünüz; ancak en çok da öfkeliyiz. Bu yüzden gün, kayıplara ağıt yakma günü değildir. Gün, Martin Heidegger olma hayali içerisinde yaşayanların yenileceği gündür! Gün, üniversiteleri ticarileştirenlerin ellerinin boş kalacağı gündür! Şimdiye değin ettikleri karlar yanlarına kalmayacak; fildişi kulelerine kaçsalar da, yerin yedi kat dibine saklansalar da, yine ateşimiz onları tutuşturarak bir türbe mumu gibi damla damla eritecektir!
„…
Daha gün o gün değil, derlenip dürülmesin bayraklar.
Dinleyin, duyduğunuz çakalların ulumasıdır.
Safları sıklaştırın çocuklar,
bu kavga faşizme karşı, bu kavga hürriyet kavgasıdır. “
Takip eden iki sekme aşağıdaki içeriği değiştirecek.

Hasan Can Karaca

Beşiktaş Atatürk Anadolu Lisesi Mezunu (2013); Bahçeşehir Üniversitesi Hukuk/Sosyoloji Öğrencisi; İngilizce, Almanca ve İspanyolca Biliyor. hasancankaraca@hukukifikir.com

Son Yayınlananlar Hasan Can Karaca (tamamını gör)