Uzay Çöplerinin Verdikleri Zarardan Kim Sorumlu Olur

“…

evveli gün Gagarin en büyük meydanı dolaşıp döndü Titof da dolaşıp

    dönecek hem de on yedi buçuk kere dolanacak ama daha bundan

    haberim yok

…” 1

 

İnsanoğlu 4 Ekim 1951’de Sputnik 1 adlı uzay aracını fırlattığından beri uzayla ilgilenmeye devam ediyor, geçtiğimiz altmış beş yıl içerisinde uzaya onlarca sefer düzenledik ve pek çoğunda da başarılı olduk. Artık insanlık başka gezegenlere koloni kuracak seviyeye gelmiş vaziyette; ancak eşyanın tabiatından mıdır bilinmez, insan uzandığı her yeri kirletmeye de eğilimli. Bugün dünyamızın çevresinde yirmi bin adet 10cm çapından büyük, beş yüz bin adet 1-10cm çapında obje; saatte yaklaşık 28,500 (yörünge hızı/orbital speed) kilometre saat hızla dolanmakta 2. Bir kısmı dünyanın yüzeyine yaklaşarak yanarak yok olacak olsa da, büyük bir kısmı önlerine başka bir obje çıkana değin durmayacak. Şüphesiz bunun ne kadar büyük bir tehlike olduğunu anlamak zor olmasa gerek, ancak aynı hassasiyeti bu alanda pek çok uzay aracı olan devletlerin gösterdiğini söylemek zor.

Bugün insanlığın daha dünya üzerindeki sorunlarını çözememesinden ötürü, uzaydaki sorunlarına eğilmesi abesle iştigal olarak gözükebilir. Ancak geldiğimiz noktada uzay araçlarına son derecede bağımlıyız; telekomünikasyon, yer bulma (gps), bilimsel araştırmalar gibi pek çok alanda uzay araçları insanlığa katkı sağlamakta. Bununla beraber bir uzay aracının dizayn edilmesi, yapılması ve fırlatılması hem zaman açısından hem de maddi açıdan maliyetli. Nasa’nın “Space Shuttle Endeavour” isimli uzay mekiği tam 1.7 milyar amerikan dolarına maloldu 3. Pahalı olmasının yanında pek çok uzay aracı beraberinde mürettebat da taşıyor, bu bakımdan da uzay araçlarına zarar gelmesi istenen bir durum değil.

 

1-Uzay Enkazı Nedir?

Az önce dikkat çektiğimiz gibi insanoğlu uzaya çıkmaya başladığından beri arkasında pek çok çöp bırakmakta. Bu arkamızda bıraktığımız çöp yığınını “uzay enkazı” (space debris) olarak adlandırıyoruz . Bu enkazın içerisinde kullanılmayan uzay araçları, kimi uzay araçlarından kopan veya düşen parçalar, başarısız roket denemelerinden arta kalanlar, çarpışan veya yok edilmeye çalışılan bazı uzay aracı kalıntıları gibi insan yapımı objeler olduğu kadar mikro-meteroidler de bulunuyor 4. Bizim konumuzu insan yapımı objeler ilgilendirdiği için “uzay enkazı”nın doğal unsurlarına eğilmeyeceğiz. Bu bir şekilde uzayda kalmış olan insan yapımı objelerin ne kadar tehlikeli olduğunu da belirtmiştik; şüphesiz bu enkazın kaldırılması gerekiyor, bu konuda Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 9 Aralık 2015 tarihinde verdiği “dış uzayın barışçıl kullanımında işbirliği” kararında da “uzay enkazı”nın endişe verici vaziyette olduğunu ortaya koymakta 5.

 

2-Uzay Hukuku ve Uzay Hukukunda Sorumluluk Mekanizması

İnsanın uzandığı her yerde hukuk vardır 6, dolayısıyla uzayın da bir hukukunun olması gerekir; bu hususta birtakım kavramları açıklamakla başlayalım. Öncelikle hukuken uzayın nerede başladığını ortaya koymak gerekir, bu konuda kesin bir belirleme yapılamayacak olsa da atmosferin bittiği yerden sonrası için uzay diyebiliriz; bunun da deniz seviyesinden 90-100 mil arasına denk gelmekte olduğu kabul edilir 7. 1967 Andlaşmasına göre devletler uzay üzerinde egemenlik kuramazlar, uzay her devletin kullanımına açıktır ve sadece barışçıl amaçlarla kullanılabilir. Uzay araçları üzerinde egemenlik onu fırlatan (launch) devletindir 8, bu açıdan açık denizdeki bir gemiye benzetebilsek de birtakım unsurlarıyla ayrılır; uzay araçlarının da bağlı olduğu devletin siciline kaydedilmesi gerekse de 9 sorumluluk bakımından fırlatan ülke temel alınır 10.

 

Bu kavramların açıklanmasından sonra sıkça başvuracağımız kaynakları da belirtmemiz faydalı olacaktır; uzay hukuku görece genç bir hukuk alanı olduğu için teamüllerden, açık bir doktrinden ve içtihattan yoksun. Özellikle bizim ele aldığımız konuda, Birleşmiş Milletler’in de endişe duyduğu bir konu olmasına karşın sadece üç adet andlaşma akdedilmiş vaziyette, bunlar; Dış Uzayda Devletlerin Eylemlerine İlişkin Prensipler Andlaşması 11, Uzaydaki Nesneler Hakkında Uluslararası Sorumluluk Konvansiyonu 12, Uzay Araçlarının Sicile İşlenmesine İlişkin Konvansiyon 13. Bununla beraber Birleşmiş Milletler Uzayın Barışçıl Kullanımı Komitesi’nin “Uzay Enkazının Azaltılmasına İlişkin Kılavuzu” da bulunuyor, sorumluluğun belirlenmesi açısından önemli bir metin olduğu kanaatindeyiz 14

 

Uzayda yer alan objeler üzerinde onu fırlatan devletlerin egemenliği vardır demiştik. Bu egemenlik tek bir devlet tarafından kullanılabileceği gibi birden çok devlet o uzay aracının yapımında ortak çalışmışlarsa aralarındaki anlaşmaya göre ikisi de aralarında yapacakları anlaşma çerçevesinde ortak egemenlik kullanabilmektedirler 15. Belirttiğimiz andlaşmalarda uzaya gönderilen objelerde egemenliği bulunan devletlerin açıkça sorumluluklarını tanımlamaktadır, henüz dünyadan 90-100 mil uzaklıktaki alanda objelerin verdikleri her zarardan (eğer bir başka devletin ülkesinden fırlatma gerçekleştiriliyorsa); uzayda ise kusurlu bir şekilde verdikleri zararlardan sorumlulukları bulunmakta 16.

 

Her ne kadar ilgili hükümler kesin sınırlar çizmiş gibi görünse de gerçekte bunu söylemek güç. Uzay araçlarının yapılarına baktığımızda, kimi uzay araçları bulundukları pozisyonu kendileri değiştiremiyorlar (maneuvering); Uluslararası Uzay İstasyonu gibi kimi örnekler uzay çöplerinden manevra ile kaçınabilmekte 17 ancak bunu yapamayan uzay araçları için uzay çöpleri büyük tehlike arzediyorlar, sadece bununla sınırlı kalmadan bazen maneuvering için dizayn edilmemiş uzay araçları bir başka uzay aracına çarpabiliyor da.

 

3-Uzay Enkazından Dolayı Çıkan En Büyük ve Tek Anlaşmazlık

Bu hususta uluslararası sorumluluğun ileri sürüldüğü tek ve belki de en önemli örnek, 10 Şubat 2009 yılında gerçekleşen biri ABD diğeri Rusya Federasyonuna ait Iridium-33 ve Kosmos-2251 isimli uzay araçlarının çarpışması. Kosmos-2251, 2009 yılı itibariyle terkedilmiş bir uzay aracıdır ve manevra yapabilme kabiliyetinden yoksundur; Iridium-33 ise çalışmakta olan ve manevra kabiliyetine haiz bir uzay aracıdır. Iridium-33’ü idare etmekte olan yetkililer bir çarpışmanın olacağını fark etmiş ve manevraya başlamıştır, ancak bu manevra başarısız olmuş ve Iridium-33, Kosmos-2251 ile çarpışarak kullanılamaz hale gelmiştir. Bu çarpışmanın sonucunda Rus yetkililer “uzaydaki çöplerini toplamakla yükümlü olmadıklarını” iddia etmiş; buna karşı olarak Amerikalı yetkililer Iridium-33 gemisinin de “manevra yaparak Kosmos-2251 gemisinin önünden çekilmesi yükümünün” olmadığını, uzayda başıboş dolaşan geminin Rus sorumluluğunda olduğunu ve dolayısıyla zararının giderilmesini talep etmiştir 18.

 

Olayımızda her ne kadar karşılıklı argümanlar çocukça görünse de yanlış değil. Öncelikle Rus iddialarını doğrulamak gerekir, her ne kadar Birleşmiş Milletler “uzay enkazı” hakkında endişelerini belirtiyor olsa da uzaydaki objelerinden dolayı devletlere sorumluluk yüklemekten öteye geçen kararları bulunmamakta. Uzay çöplerinin toplanmasına ilişkin bir andlaşma da henüz yapılmadı, nitekim şu anda bu tip bir anlaşma yapılsa dahi hükmünü ne derecede ortaya koyabileceği tartışma konusu olacaktır; bugün uzay çöplerini toplamak için etkin bir teknoloji geliştirmemiş bulunmaktayız, her ne kadar birtakım projeler geliştirilmiş olsa dahi bunların hayata gerçirilmesi çok maliyetli ve devletler bu aşırı maliyetli oluşunu ileri sürerek sorumluluktan kaçınabilirler. Bu konuda 2007 yılında Çin Halk Cumhuriyeti tarafından yapılan bir “uydu yok etme projesi”, bir roket ile kullanılmayan uyduları patlatmayı planlıyor ve böylece uzay çöplerini azaltmayı hedefliyordu; ancak faydadan çok zarara yol açtı ve ilk denemesinde uzay enkazına 2,000 ufak parça daha ekledi 19. Şimdilik ufukta uygun maliyetli kesin bir çözüm yok gibi.

 

Amerikan iddiası ise daha ılımlı bir argüman ortaya koyuyor, elbette devletler hukukunda hiçbir devlet bir şeyi yapmaya zorlanamaz ancak bu gibi durumlarda mağdurun hareketsizliği daha büyük zarara yol açıyorsa tazminatın indirilmesi sebebi teşkil edebilir. Iridium-33 gemisinin menavra yapamaması dolayısıyla zarardan kaçınamadığını öne sürmüş ve ortak kusura yakınsayan bir argüman oluşturmuşlardır. Bu yaklaşım “Uzaydaki Nesneler Hakkında Uluslararası Sorumluluk Konvansiyonu”nda belirtilen kusur anlayışıyla da benzerlikler taşımakta (Ayrıca Denizcilik Hukuku’ndaki kusurla da bir kıyas yapılabilir).

 

Son tahlilde Uzay Yarışının iki rakibi, üzerinden yedi yıl geçmesine karşın bir anlaşmaya varamadılar, bu hususta ilgili konvansiyon’da bir çözüm yöntemine adres verilmemiş olması etken olabileceği gibi ne kadar sert sınırlarla belirlenmiş olsa da Uzay Hukukunda kusurun fazlaca karmaşıklık arzettiğini ileri sürebiliriz. Bu kusurun belirlenmesinde, özellikle uzay gemilerinin yapılışındaki noksanlıklar-zayıf noktaların ne tip bir sorumluluk doğuracağı açısından, “Uzay Enkazının Azaltılmasına İlişkin Kılavuz” ileride kurulacak tahkimlerin yargıçlarına yol gösterecektir.

 

4-Uzay Araçlarından Kopan Parçalardan Doğan Sorumluluk

Uzay çöpleriyle ilgili bir diğer husus da uzay araçlarından kopan-ayrılan parçaların uzay enkazındaki durumu ile ilgili. Kimi zaman metruk uzay araçlarında bakımsızlıktan veya çarpışmalardan dolayı, kimi zaman faaliyet halindeki uzay araçlarından yanlışlıkla veya zayıf işçilikten dolayı ufak tefek parçalar uzay enkazına katılabiliyor ; hatta daha açık konuşmak gerekirse enkaz yığınındaki objelerin büyük çoğunluğu 1-10cm çapında, yani uzay gemilerinden düşen veya kopan parçalar bunlar. Bu parçalar tek başına uzay araçlarına çarpma, bir başka parçaya çarparak çarptığı parça ile zarar yaratabilirler; bundan daha kötüsü adeta bir bilardo masası gibi zincirleme çarpma dizisine sebep olması ihtimali de bulunmakta.

 

Birleşmiş Milletler Uzay Komitesi’nin bu konudaki Kılavuz’unda 20 uzaya bir parçanın bilinçli olarak bırakılabilmesinin ancak ciddi hatalar sonucunda mümkün olduğu belirtiliyor, bunun dışında kopan parçaların enkaz içerisinden kaldırılması veya alınması ile ilgili bir hüküm yok; öte yandan yine bu Kılavuz’da belirtildiği üzere uzay enkazının büyük bir kısmını kullanımdan kalkmış uzay araçları oluşturuyor ve bunlardan kopan parçalar bilinçli kopmalar olarak nitelendirilmiyor 21, her ne kadar uzay gemisinin terki için her türlü depolanmış enerjinin ve sıvıların atılması gibi birtakım kurallar konulmuş olsa da cismen bu objeler tehlike yaratmaya devam edecek. Özellikle bilinçsiz kopma olarak nitelendirilmesi bizim için önem arzediyor zira sorumluluğu kaldıracak şekilde yorumlanmaya açık; bu nitelendirme içerisinde bulunduğu metin itibariyle elbette bağlayıcılık arzetmiyor, ancak ileride kurulacak uzay çarpışması tahkimlerinde ileri sürüleceği ve nazara alınacağı kesin.

 

5-Sonuç

Dış uzayda olduğu için devletler uzay gemileri üzerinde egemenlik sahibidirler, ve parçalarından da elbette 22; bu egemenliklerinin yanında da bir kusur sorumlulukları bulunuyor belirttiğimiz üzere, ilgili andlaşmada “space objects” terimi geçtiği için uzaya gönderilen her türlü objenin -uzay araçları ve onların parçaları dahil olacak şekilde- yorumlanması gerekecektir 23. Bu kusur her bir uzay çöpü için ayrı ayrı belirlenecektir, bu parçaların hangi uzay aracından kusurlu veya kusursuz bir şekilde kopup kopmadığını tespit etmek elbette bu alanda çalışan biliminsanlarının yükümlülüğünde olacaktır. Ancak bizi ilgilendiren husus, bir uzay çöpünün diğer birine çarpması ile çarpılan parçanın bir uzay aracına zarar vermesi ile kusurun belirlenmesidir. Bir uzay aracından kusurlu olarak düşen parçanın, bir başka kusurlu olarak düşen parçaya çarparak zarar vermesi halinde her iki devletin de sorumluluğuna mı gidilecektir? Devletlerin enkazı kaldırmak gibi bir yükümünün olmadığını belirtmiştik, bu durum andlaşma hükmüyle verilen zarardan sorumlu olma ile dengelenmekte; ancak belirttiğimiz zincirleme çarpışma hallerinde sorumluluğun kimde olacağı belirsizdir, zinciri başlatan parçanın bağlı olduğu devletin yanında zincirin diğer halkalarında yer alan devletlerin sorumluluğu nasıl olacaktır?

 

Bu hususta herhangi bir andlaşma hükmü, tahkim kararı veya mahkeme içtihadı bulunmamakta olduğundan çeşitli ihtimallere göre son tahlilde bizim yorumlamamız gerekecektir. Devletleri bıraktıkları enkazı toplama yükümü yükleyen bir andlaşma hükmünün olmaması bu hususta da önem taşıyacaktır, zira zinciri ilk başlatan parça aradakini bir vasıta olarak kullanmaktadır; aradaki parçadan sorumlu devletin bu parçayı enkazdan kaldırma yükümü yoktur ve ileride gerçekleşecek zararın sebebi değildir, aksine sadece zarara giden olaylar zincirinde bir araçtır. Bu şartlar altında aradaki devletin ortak kusur altında zararın bir kısmını tazmin etmesi hakkaniyete aykırı olacaktır. Diğer uzay objelerinin direkt çarpışmalarında, özellikle enkaz parçası-faaliyetteki uzay aracı, uzay aracı-uzay aracı çarpışmalarında, ortak kusur ile tazmin edilmesi en mantıklı çözüm olarak görünmektedir. Çünkü kimi uzay araçları manevra yaparak objelerden kaçabilecek durumdadır ve bu manevrayı yapmaması sonucunda zarara uğraması halinde zararının tamamını diğer devlete yüklemek hakkaniyetli olmayacaktır, ortak kusurun yargıçlara tabiatı itibariyle daha fazla hareket alanı bırakması da ayrı bir avantajıdır.

  1. Nazım Hikmet, Saman Sarısı, II. Bölüm
  2. http://www.nasa.gov/mission_pages/station/news/orbital_debris.html
  3. http://www.nasa.gov/centers/kennedy/about/information/shuttle_faq.html
  4. http://m.esa.int/Our_Activities/Operations/Space_Debris/About_space_debris
  5. A/RES/72/80, Resolution Adopted by General Assembly on 9 December 2015
  6. ubi societas, ibi jus; toplumun olduğu yerde hukuk vardır anlamındaki latince deyiş
  7. Cassese Antonio, International Law Second Edition, s. 95
  8. Cassese Antonio, International Law Second Edition, s. 95
  9. Convention on Registration of Objects Launched Into Outer Space
  10. Convention on Liability for Damage Caused by Space Objects
  11. Treaty on Principles Governing the Activities of States in the Exploration and Use of Outer Space, including the Moon and Other Celestial Bodies
  12. Convention on International Liability for Damage Caused by Space Objects
  13. Convention on Registration of Objects Launched into Outer Space
  14. Space Debris Mitigation Guidelines of the Committee on the Peaceful Uses of Outer Space
  15. Convention on Registration of Objects Launched into Outer Space
  16. Convention on International Liability for Damage Caused by Space Objects; Article III, Article IV, 1, a ve b bentleri
  17. http://arstechnica.com/science/2013/07/how-nasa-steers-the-international-space-station-around-space-junk/
  18. Michael Listner, Phobos-Grunt Highlights Cooperation in Space Situational Awareness, Space Safety Magazine, December 20, 2011
  19. http://www.nasa.gov/mission_pages/station/news/orbital_debris.html
  20. Space Debris Mitigation Guidelines of the Committee on the Peaceful Uses of Outer Space
  21. Space Debris Mitigation Guidelines of the Committee on the Peaceful Uses of Outer Space, Guideline 5
  22. Convention on Registration of Objects Launched Into Outer Space, Article I, 2/b
  23. Convention on International Liability for Damage Caused by Space Objects
Takip eden iki sekme aşağıdaki içeriği değiştirecek.

Hasan Can Karaca

Beşiktaş Atatürk Anadolu Lisesi Mezunu (2013); Bahçeşehir Üniversitesi Hukuk/Sosyoloji Öğrencisi; İngilizce, Almanca ve İspanyolca Biliyor. hasancankaraca@hukukifikir.com

Son Yayınlananlar Hasan Can Karaca (tamamını gör)